UZUNCABURÇ

(DİOCAESAREA)

 Bu yer başlangıçta zeustapınağı’ nın varlığı nedeniyle , 4 km doğuda bulunan Olba kentinin tapınma merkeziydi. Strabon (İ.Ö.63 –İ.S.21) Olba’da Zeus ibadetinde dayalı rahip-kralların yönetimini İ.Ö 3. yy’da Teukros’un Başlatmış olduğunu yazıyor. Göksu (Kalykadnos)Nehri ile Limonlu (Lamos) Çayı arasında varlık gösteren ve başkenti Olba (Ura) olan Olba Krallığı,Selefkoslara bağlı uydu bir devletti. Yöre Selefkoslardan Romalıların eline geçince , ibadet merkezi olan bu yer İ.S.72 yılında İmparator Vespasianus zamanında Olba kentinden ayrılarak Diocaesarea (Tanrı İmparator Kenti) adıyla bağımsız bir site devleti durumuna getirildi. Yeni Roma kenti kısa zamanda Olba’ya meydan okurcasına gelişti . Yaklaşık 400mx300m boyutlarında bir yerleşim alanı sur içine alındı . Sutunlu caddeler , Şans Tapınağı, Tiyatro, Spor Salonu , Çeşme Binası gibi görkemli binalar yapıldı. Üstünde Olbeon yazılı paraların yerini artık Diokaicepeon yazılı Roma paraları aldı .

5.yy’da yörede Hırıstıyanlığın yayılmasıyla kentte Bizans dönemi, 11.yy’da da Türkler’in Anadolu’ya gelmesiyle Türk Çağı başlamış oldu.

SÜTUNLU ANA CADDE (1) : En genişyeri 10.40m’ye ulaşan ve Şans Tapınağı’ndan başlayan Ana cadde İ.S.1.yy’da yapılmıştır. Cadde , Kuzey Kent Kapısından gelen ikinci bir sütunlu cadde ile kesiştikten sonra sağda Zeus Tapınağı’nı , solda Çeşme Binası’nı bırakıp Tören Kapısı’ndan geçince sağda Tiyatroyu yanlayıp Doğu Kent kapısına doğru uzanır. Caddenin kenarlarındaki sutunlu koridorlar tümüyle yıkılmış olup kalıntıları yoğunlukla tiyatronun civarında görülür.

TÖREN KAPISI(2):Çınarlı Kahve’nin önündeki yarısı yıkılmış yapıdır. Aslı beş gözlü olan sütunlu anıt(15.30mx8m) törenlere sahne olmaktaydı.Mimari ögeleri oldukça iyi korunmuş, İ.S.1.yy’dan kalma yapının sütuynlarından çıkan konsolları, zamanında Roma İmparatorlarının ve soyluların heykellerini taşımaktaydılar.

ÇEŞME BİNASI(3): Tören Kapısı’nın hemen sağ ilerisindeki yıkık yapı , Çeşme Binası’dır. Limonlu Çayı kaynağındaki Aksuvat’tan başlayıp 36 km uzunluğundaki tünel , kanal ve arıklardan oluşan bir su yoluyla getirilen su bu çeşmede son bulmaktaydı. Çeşmenin yapımı İ.S.2.yy’ın sonlarına tarihlenmektedir.

ZEUS TAPINAĞI (4):Sütunlu Ana Cadde’ye bitişik , güneydeki avlu içinde bulunan sütun ormanı görümündeki 39.70m uzunluğunda ve 21.10 m enindeki tek sıra sütunlu (Peripteros) planlı görkemli yapıdır. Selefkos Nikator (İ.Ö.296-280)’un yaptırmışolduğu tapınağın çatılarının. Büyük Rahip Zenophanes’in oğlu Teukros tarafından yenilenmiş olduğunu öğreniyoruz. Zeus Tapınağı’nın , önceden var olan Hitit Yağmur ve Fırtına Tanrısı Tarhunt tapınağının yerine yapıldığı düşünülmektedir. Zeu Tapınağı, planında büyük değişiklikler yapılarak 5. yy’da kiliseye çevrilmiştir. Doğudaki iki sütunun yerine yayduvar (Apsis) konmuş; traşlanmış sütunların arasına kuzey, güney ve batı kapıları sıkıştırılmış; ortadaki tanrı odası (Cella) yıkılmış ve taşlarıyla sutun aralarına duvarlar örülmüştür. Sütunların içyüzlerindeki pembemsi kireçlenmelerden, kilisenin zamanında yangın geçirmiş olduğu anlaşılmaktadır.

ÜZÜM HEVENKLİ SANDUKA (5): Zeus Tapınağı’nın kuzey batı çevre duvarının iç yüzünde bulunmaktadır. Uzuncaburç’ta bir temel kazısı sırasında bulunmuş, kapağı kayıp, uç kenarları koç başlı bu sandık mezarın ön yüzü öküz başlarının taşıdığı üzüm hevenkleriyle süslenmiştir. Hevenklerin üst boşluklarındaki saç telleri birer yılan olan keskin bakışlı , mitoloji kahramanı Ejder Medusa başlarının varlığından bu mezarda yatan kişinin soylu, yüksek rütbeli bir Romalı olduğu anlaşılmaktadır.”

ŞANS TAPINAĞI(6) Sütunlu Ana Cadde’nin başladığı yerde, yüksek tabanlıklar üzerinde yükselen, her biri 5.50m boyundaki tek parça altı granit sütun ve başkiriş (Architrave )’dan oluşan yapı , Olabalı ve Selefkoslar’ın Tyche ,Romalılar’ın ise Fortuna dedikleri Sans Tanrıçasının tapınağıdır. Kenger Yaprak desenli (Acanthus) mermerden başlıkları taşıyan sütunları birbirine bağlayan baş kirişteki tek satırlı yazıtın Türkçesi şudur.

‘ ‘Obrimus’un oğlu Oppius ile Leonidas’ın kızı Kyria çifti Sans Tapınağı’nı yaptırdı ve onu kente armağan ettiler.

Kare biçimli (11x50m) tanrıça heykel odası (Cella), sütunlardan 35geride bulunmaktadır. Tapınak İ.S .yy’ın ikinci yarısına tarihlenmektedir.

KUZEY KENT KAPISI(7): Aslında kentin sur duvarı üzerinde bulunan 1.50 m eninde, yüksekliği 12m2ye varan üç girişli dev kapı Diocaesarea’nın kuzeye açılan kapısıdır. Kuzeden girince .ana girişin sağ kenarında , yerden itibaren dördüncü sırayı oluşturan ilk iki blok taşın üstündeki altı satırlık yazıttan, depremde zarar görmüş olan bu kapının , Roma İmparatoru Theodosiun’un oğulları Arcadius ile Honarius’un İ.S.395’lerde İstanbul (Konstantinopalis)’teki birlikte yönetişmleri sırasında baştan sona kadar onarıldığı anlaşılıyor. Konsolları vaktiyle heykellerle süslenmiş olan bu koca kapıdan uzanan yol ana mezarlıktan geçtikten sonra Mara (Kırobası ) üzerinden Mut (Claudiopolis) ile Karaman (Laranda)’ya uzanıyordu. Diocaesarea, Kuzey Kapısıyla İç Anadolu’ya açıldığı gibi Doğu Kapısıyla Ura (Olba ) ve canbazlı üzerinden Kızkalesi (Korykos)’a, Güney Kapısı ile de Keşlitürkmenli, İmamlı ve Demircili(İmbriogon) üzerinden Silifke (Seleukeia)’ya taş döşeli yollarla bağlanmış önemli bir kent. Kapıdan doğuya tırmanan stabilize yol, Uzuncaburç kahvelerini geçtikten sonra Uzun Burc’a ulaşır.

YÜKSEK BURÇ /UZUN BURÇ (8): Giriş kapısı güneyde olan 22.30m yükseklikte 15.70m uzunlıukta ve12.50m genişlikteki beş katlı yapı , kentin en yüksek noktasında bulunur. Aslında Olbalı rahip- kralların evi olan burcun güney-batı köşesindeki iki köşe taşındaki yazıttan, bu kulenin Rahip Teukros’un oğlu Tarkyares tarafından .İ.Ö3. yy’ın ikinci yarısında ya da 2. yy.’ başında yaptırılmış olduğu anlaşılıyor. Ayını yazının üstündeki taşa kazılı , üç kollu pervaneyi andıran Triskeles işareti Olba Krallığı’ nın simgesidir.Ayrıca giriş kapısının üzerinde sağa sola uzanan iki satırlık yazıtta ise ‘ ‘İl Valisi Petronius Faustinus’un emriyle ’’ İ.S. 3. yy.’ın sonuna ait olan onarım projesinden bahsedilmektedir. Sonraları Roma döneminde sur duvarlarına alınan burcun doğusundaki yerden 6.50m yükseklikte bulunan çıkartma kapı ,herhangi bir kuşatma sırasında dışarıyla bağlantı kurmaya yarıyordu.

Antik sikkelerin üstünde kentin sembolü olan Uzun Buırç bugün de beldenin adı olmuştur: Uzuncaburç

TİYATRO(9): Tören kapısının yaklaşık 50m doğusunda , Sütunlu Ana Cadde’ye bitişik boşluğa yerleştirilmiş, iki bin seyirci kapasiteli, sahne binası dışında , tümüyle iyi korunmuş canlı bir yapıdır. Bu gün çeşitli sanat etkinlikleri için hem yerli hem yabancılar tarafından kullanılan Tiyatro’nun burada bulunan bir yazıttan Marcus Aurelios (161-180) ile Lucius Verus (161-169)’un birlikteki yönetimleri sırasında yani 2.yy’ın ikinci yarısında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

HELENİSTİK ANIT MEZAR: Tiyatronun güneyindeki karşı tepede yükselen pramit çatılı yapı , Olba Krallık dönemine ait, Dor nizamında yapılmış , yaklaşık 15m yüksekliğe erişen Mausoleum tipinde bir mezardır.

KİLİSELER: 5.yy’da kiliseye çevrilmiş olan Zeus Taopınağı’ndan başka kentte , Yüksek Burçun 200m kuzeydoğusunda , bugün üstünden yol geçen Stephanos Kilisesi ile Ana Mezarlık (Nekropolis)’ teki Mezarlık Kilisesi Bizans döneminden kalan belli başlı ibadet yerleridir.

ANTİK ANA MEZARLIK: Genel olarak surun dışında kalan bütün alan mezarlık olarak kullanılmışsa da Ana Mezarlık , kentin yaklaşık 500m kuzeyindeki vadi,nin her iki yanında yer almıştır. Aynı mezarlık hem Roma ve hem de Bizans dönemlerinde kullanılmıştır.

Görülmeye değer bu tarihi kente şimdiden hoş geldiniz

 

Celal TAŞKIRAN

Profesyonel Turist Kılavuzu

P.K.:56

33941 Silifke

Ana Kaynakça:

‘ ‘ Denkmaler aus dem rauhen Kilikien’’

(MAMA) Cilt III.j. Keil ve A. Wilhelm

Seri 1/T (Her Hakkı Saklıdır)